1. Giriş
A. 85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
Dövizle sözleşme yasağı olarak adlandırabileceğimiz, bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanan para borçlarının (ödeme yükümlülüklerinin) yabancı para (döviz) ile veya yabancı paraya endeksli olarak (yabancı para değer kaydı) kararlaştırılmasını yasaklayan düzenleme, 13.09.2018 tarihli ve 30534 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 12.09.2018 tarihli ve 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 13 Eylül 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın 1. maddesi ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın (32 sayılı Karar) 4. maddesine g bendi eklenmiş ve Türkiye’de yerleşik kişilerin, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından öngörülen istisnalar dışında, kendi aralarındaki iş sözleşmelerinde başta ücret (maaş) olmak üzere bu sözleşmelerden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları yasaklanmıştır.
13.09.2018 tarihinden önce yapılmış ve dövizle sözleşme yasağı kapsamındaki iş sözleşmelerinde yer alan döviz cinsinden veya dövize endeksli ödeme yükümlülükleri de, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın 2. maddesi ile 32 sayılı Karar’a eklenen Geçici Madde 8 uyarınca, kural olarak dövizle sözleşme yasağına tabidir.
B. 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)
85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile getirilen dövizle sözleşme yasağının nasıl uygulanacağına dair usul ve esasları belirlemek amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 06.10.2018 tarihli ve 30557 sayılı Resmî Gazete’de bir tebliğ yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in (Tebliğ No: 2008-32/34) kaldırılan 8. maddesi, başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir.
Ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 16.11.2018 tarihli ve 30597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yeni bir tebliğ ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in (Tebliğ No: 2008-32/34) 8. maddesi tekrar değiştirilmiştir. Bu yazıda, “Tebliğ” ifadesi Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’i (Tebliğ No: 2008-32/34) ifade edecektir.
Son olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığının internet sitesinde “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (2018-32/52) Kapsamında Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı bir bilgilendirme yazısı yayımlanmıştır. Bu yazıda, “Sıkça Sorulan Sorular” ifadesiyle bu bilgilendirme yazısı kastedilecektir.
2. Dövizle Sözleşme Yasağının Uygulanabilmesi için Gerekli Şartlar
A. Genel Olarak
a. Dövize Endeksleme Yasağı (“Yabancı Para Değer Kaydı”)
Dövizle sözleşme yasağının uygulanabilmesi için gerekli şartlara değinmeden önce, şu hususu açık bir şekilde ifade etmek gerekmektedir: İş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı, yalnızca ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden kararlaştırılmasını yasaklamaz. Aynı zamanda, bu yükümlülüklerin dövize endeksli olarak belirlenmesini de engeller. Bu yasak, iş sözleşmelerinden doğan ödeme yükümlülüklerinin herhangi bir şekilde dövize bağlı olmasını önlemek amacıyla getirilmiştir.
Örneğin, bir iş sözleşmesinde ücretin (“maaş”) 2.000,00 Amerikan doları olarak belirlenmesi yasaktır. Aynı şekilde, ücretin ödeme tarihinde geçerli kur üzerinden 2.000,00 Amerikan dolarının Türk lirası karşılığı olarak belirlenmesi de yasak kapsamındadır. Bu nedenle, yasak kapsamındaki iş sözleşmelerinde ücret dâhil tüm ödeme yükümlülüklerinin, dövize endekslenmeden ve doğrudan Türk lirası olarak kararlaştırılması zorunludur.
Ayrıca, Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi ikinci fıkrasında, uluslararası piyasalarda fiyatı döviz cinsinden belirlenen kıymetli madenlere ve/veya emtiaya ve/veya dolaylı olarak dövize endekslenen iş sözleşmeleri yasak kapsamında değerlendirilmektedir. Bu tür sözleşmeler, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, dövize endeksli sözleşme olarak kabul edilmektedir.
Dövizle sözleşme yasağı konusunda daha kapsamlı bilgi edinmek isterseniz, internet sitemizde yer alan Dövizle Sözleşme Yasağı başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
b. Dövizle Ödeme Serbestisi
Türk lirası olarak kararlaştırılmış ödeme yükümlülüklerinin, ödeme tarihindeki kur üzerinden döviz cinsinden ödenmesi yasak kapsamında yer almamaktadır. Başka bir deyişle, iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı bulunmakla birlikte, dövizle ödeme yasağı yoktur. Bu nedenle, dövizle sözleşme yasağı kapsamındaki iş sözleşmelerinde, ödeme yükümlülüklerinin Türk lirası ile kararlaştırılması koşuluyla, ödeme tarihinde döviz cinsinden ifa edilebileceğine dair kayıtlar geçerlidir.
Dövizle sözleşme yasağı kapsamındaki bir iş sözleşmesinde, Türk lirası olarak belirlenmiş bir ödeme yükümlülüğünün (örneğin işçinin ücretinin), ödeme tarihindeki kur üzerinden dövizle ödenebileceğine dair 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda veya Tebliğ’de açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, dövizle ödeme yasağı getiren bir düzenleme de yoktur. İşçinin ücretinin 2.000,00 Amerikan doları olarak belirlenemeyeceği başka bir şeydir; 70.000,00 Türk lirası olarak belirlenmiş ücretin ödeme tarihinde dövizle ödenemeyeceği ise farklı bir şeydir.
Anayasa’nın 48. maddesinin birinci fıkrası, herkesin sözleşme özgürlüğüne sahip olduğunu belirtir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesinin birinci fıkrası da tarafların, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceğini düzenler. Bir sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüklerinin hangi para birimiyle belirleneceği ve ödeme tarihinde hangi para birimiyle yerine getirileceği, sözleşme özgürlüğü kapsamındadır. İlkine ilişkin bir yasaklama olması, otomatik olarak ikincisinin de yasaklandığı anlamına gelmez. Hukukta özgürlük kural, yasaklama ise istisnadır ve yasaklar dar yorumlanır.
Dövizle Sözleşme Yasağı Örnek: Bir iş sözleşmesinde işçinin maaşı 2.000,00 Amerikan doları olarak belirlenemez. Bu, dövizle sözleşme yasağının doğrudan bir uygulamasıdır ve 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Tebliğ kapsamında yasaktır.
Dövize Endeksleme Yasağı Örnek: Bir iş sözleşmesinde işçinin maaşının ödeme tarihindeki kur üzerinden 2.000,00 Amerikan dolarının Türk lirası karşılığı olarak belirlenmesi yasaktır. Bu durum, dövize endeksleme yasağının doğrudan bir uygulamasıdır. Maaş döviz cinsine endekslenerek belirlenmiş olup, bu şekilde bir ödeme yükümlülüğü kararlaştırılması 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve Tebliğ kapsamında yasaklanmıştır. Yani, ücretin başlangıçta doğrudan döviz üzerinden değil, dolaylı olarak dövize bağlı bir şekilde belirlenmesi de yasak kapsamına girmektedir.
Dövizle Ödeme Serbestisi Örnek: Bir iş sözleşmesinde işçinin maaşı 70.000,00 Türk lirası olarak belirlenmiştir. Ancak, ödeme tarihinde işveren, işçinin talebi veya anlaşmaları doğrultusunda bu tutarı ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Amerikan doları olarak ödeyebilir. Bu durumda, ödeme döviz cinsinden yapılmaktadır, fakat maaşın başlangıçta Türk lirası olarak belirlenmiş olması nedeniyle dövizle sözleşme yasağı ihlal edilmemektedir. Bu hususta 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı veya Tebliğ’de dövizle ödeme yasağına dair açık bir düzenleme olmadığı için dövizle ödeme yapılması mümkündür.
B. Sözleşmenin Her İki Tarafının Türkiye’de Yerleşik Kişiler Olması
Öncelikle, dövizle sözleşme yasağının yalnızca Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarındaki sözleşmeler için geçerli olduğunu belirtmek gerekir. Sözleşmenin taraflarından herhangi biri Türkiye’de yerleşik değilse, dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz. “Türkiye’de yerleşik kişi” kavramı, 32 sayılı Karar’ın 2. maddesinin (b) bendi uyarınca, yurt dışında çalışan işçiler, serbest meslek sahipleri ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dâhil olmak üzere, Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri ifade etmektedir.
Örnek: Türkiye’de yerleşik olan bir işveren ile Türkiye’de yerleşik bir çalışan arasında yapılan iş sözleşmesinde, maaşın döviz cinsinden (örneğin, 2.000 Amerikan doları) belirlenmesi yasaktır. Çünkü her iki taraf da Türkiye’de yerleşiktir.
Örnek: Türkiye’de yerleşik bir işveren, Almanya’da yerleşik bir Türk çalışanla iş sözleşmesi yaparsa, bu sözleşmede maaşın döviz cinsinden (örneğin, 3.000 Euro) belirlenmesi serbesttir. Çünkü taraflardan biri Türkiye’de yerleşik değildir; dolayısıyla dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz.
Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi üçüncü fıkrasına göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar ile doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahip oldukları şirketler, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın uygulanması kapsamında Türkiye’de yerleşik kabul edilmektedir. Ancak, sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi durumunda bu hüküm geçerli olmayacaktır.
Örnek: Türkiye’de yerleşik bir Türk şirketi, yüzde elliden fazla paya sahip olduğu ve Almanya’da faaliyet gösteren bir şirketi ile Almanya’da ifa edilmek üzere bir hizmet sözleşmesi yapmıştır. Bu durumda, her iki taraf Türkiye’de yerleşik kabul edilse bile, sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi nedeniyle dövizle sözleşme serbesttir.
C. Sözleşmenin Bakanlıkça İstisna Kapsamına Alınmamış Olması
İş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağının uygulanabilmesi için ikinci koşul, bu sözleşmenin Tebliğ ile dövizle sözleşme yasağının kapsamı dışında bırakılmamış olmasıdır. Eğer Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan bir iş sözleşmesi, Tebliğ ile yasak kapsamı dışında bırakılmışsa, bu sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilir.
Gayrimenkul satışlarında dövizle sözleşme yasağı ve istisnaları hakkında bilgi edinmek isterseniz, internet sitemizdeki Gayrimenkul Satış Sözleşmelerinde Dövizle Sözleşme Yasağı başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
3. Dövizle Sözleşme Yasağı İçin Tebliğ ile Öngörülen İstisnalar
İş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağının istisnaları, Tebliğ’in 8. maddesinin çeşitli fıkralarında düzenlenmiştir. Bu istisnalardan bazıları aşağıda sıralanmıştır:
A. Yurt Dışında İfa Edilecek İş Sözleşmeleri
Tebliğ’in 8. maddesinin altıncı fıkrasına göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdettikleri yurt dışında ifa edilen iş sözleşmeleri dövizle sözleşme yasağına tabi değildir. Yani, Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan iş sözleşmeleri yurt dışında ifa edilecekse, bu sözleşmelerde başta ücret olmak üzere ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir.
Örnek: Türkiye’de yerleşik bir inşaat firması, Dubai’de bir proje gerçekleştirmek için Türkiye’de yerleşik bir mühendis ile iş sözleşmesi yapıyor. Bu iş sözleşmesi Dubai’de ifa edileceği için, mühendisle yapılan sözleşmede maaşın döviz cinsinden (örneğin, 5.000 Amerikan doları) belirlenmesi mümkündür. Bu durumda, dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz çünkü iş sözleşmesi yurt dışında ifa edilmektedir.
Buna karşılık, Türkiye’de ifa edilecek iş sözleşmeleri, başka bir istisna olmadıkça, bu açık düzenleme nedeniyle dövizle sözleşme yasağının istisnasından yararlanamaz. Ancak, taraflardan birinin Türkiye’de yerleşik olmaması durumunda, altıncı fıkradaki şartlar aranmaksızın dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz.
Örnek: Türkiye’de yerleşik bir yazılım şirketi, İstanbul’da çalışacak Türkiye’de yerleşik bir yazılımcı ile iş sözleşmesi yapıyor. Bu iş sözleşmesi Türkiye’de ifa edileceği için, başka bir istisna olmadığı sürece maaşın döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi yasaktır. Yazılımcının maaşı Türk lirası cinsinden kararlaştırılmalıdır.
B. Gemi Adamlarının Taraf Oldukları İş Sözleşmeleri
854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının B) bendine göre, bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit, tayfa ve diğer kimselere gemi adamı denir. Tebliğ’in 8. maddesinin altıncı fıkrası, gemi adamlarının taraf oldukları iş sözleşmelerini dövizle sözleşme yasağının dışında tutmuştur. Yani, gemi adamlarının iş sözleşmelerinde ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir.
Örnek: Bir Türk denizcilik şirketi, Türkiye’de yerleşik bir kaptanla Akdeniz’de seyahat eden bir gemide çalışması için iş sözleşmesi yapıyor. Bu sözleşmede kaptanın maaşı döviz cinsinden (örneğin, 3.500 Amerikan doları) belirlenebilir. Çünkü gemi adamlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri, Tebliğ’in 8. maddesinin altıncı fıkrası ile dövizle sözleşme yasağının dışında tutulmuştur.
Her durumda, taraflardan birinin Türkiye’de yerleşik olmaması halinde, altıncı fıkradaki şartlar aranmaksızın dövizle sözleşme yasağının uygulanmayacağını da hatırlatmak isteriz.
C. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Vatandaşlık Bağı Bulunmayan Türkiye’de Yerleşik Kişilerin Taraf Olduğu İş Sözleşmeleri
Tebliğ’in 8. maddesinin on dördüncü fıkrasına göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, ücret dâhil ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkündür. Bu fıkraya göre, iş sözleşmesinin dövizle sözleşme yasağının istisnası kapsamında tutulabilmesi için, taraflardan hangisinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağının bulunmadığı önemli değildir. Sözleşmenin herhangi bir tarafının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bulunmaması, dövizle sözleşme yasağının uygulanmaması için yeterlidir.
Örnek: Türkiye’de yerleşik bir futbol kulübü olan Galatasaray, Almanya vatandaşı bir futbolcu ile iş sözleşmesi yapıyor. Futbolcunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bulunmamaktadır. Bu durumda, futbolcunun maaşı döviz cinsinden (örneğin, 3 milyon Euro) veya dövize endeksli olarak belirlenebilir. Çünkü Tebliğ’in 8. maddesinin on dördüncü fıkrası uyarınca, sözleşme taraflarından birinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağının bulunmaması yeterlidir. Bu nedenle, dövizle sözleşme yasağı bu sözleşme için uygulanmaz.
Hükümde açıkça “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan” ifadesi yer aldığı için, hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti hem de başka bir devlet veya devletlerle vatandaşlık bağı bulunan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf oldukları iş sözleşmeleri, başka bir istisna kapsamında olmadıkça, dövizle sözleşme yasağının istisnası kapsamına girmez.
Örnek: Türkiye’de yerleşik bir futbol kulübü olan Beşiktaş, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya vatandaşı olan bir futbolcu ile iş sözleşmesi yapıyor. Futbolcunun hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı hem de başka bir ülke vatandaşlığı bulunduğu için, bu sözleşme dövizle sözleşme yasağının istisnası kapsamında yer almaz. Dolayısıyla, futbolcunun maaşı döviz cinsinden (örneğin, Euro veya Dolar) veya dövize endeksli olarak belirlenemez. Maaşın Türk lirası cinsinden kararlaştırılması gerekmektedir.
Gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağının istisnaları hakkında bilgi edinmek isterseniz, internet sitemizdeki Gayrimenkul Kiralama Sözleşmelerinde Dövizle Sözleşme Yasağı başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
D. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Taraf Olduğu İş Sözleşmeleri
Tebliğ’in 8. maddesinin on beşinci fıkrasına göre, on altıncı fıkra saklı kalmak kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu iş sözleşmelerinde, bu sözleşmelerden kaynaklanan ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir. Yani, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri, dövizle sözleşme yasağının dışında tutulmuştur.
Tebliğ’in 8. maddesinin on altıncı fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası antlaşmaların ifası kapsamındaki projelerle ilgili iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı bulunmaktadır. Bu çerçevede, yükleniciler, görevli şirketler ve bu projeler kapsamında sözleşme imzalayan tarafların üçüncü kişilerle yapacakları iş sözleşmeleri dövizle yapılamaz. Ancak, bu hüküm kapsamına girmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri, dövizle sözleşme yasağından istisna tutulmuştur.
Sıkça Sorulan Sorular’da 15 numaralı sorunun cevabında, “kamu kurum ve kuruluşları” ifadesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kast edildiği açıklanmıştır. Bu ifade, anılan Kanun’un I, II, III ve IV sayılı cetvellerinde yer alan kurumlar, idareler, mahalli idareler ile doğrudan veya dolaylı olarak en az yüzde 50’si bu kurum ve idarelere ait olan şirketleri kapsamaktadır.
E. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Şirketlerinin Taraf Olduğu İş Sözleşmeleri
Tebliğ’in 8. maddesinin on altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi Tebliğ’in 8. maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca mümkündür. Bu nedenle, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz.
Tebliğ’in 8. maddesinin on altıncı fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası antlaşmaların ifası kapsamındaki projelerde, yükleniciler, görevli şirketler ve bu şirketlerin sözleşme imzaladığı tarafların üçüncü taraflarla yapacakları iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı uygulanmaktadır. Ancak, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu iş sözleşmeleri, bu hüküm kapsamına girmemesi koşuluyla dövizle sözleşme yasağından istisna tutulmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular’da 16 numaralı sorunun cevabında, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin, sermayesinin en az yüzde 50’si doğrudan veya dolaylı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına ait olan ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN gibi şirketler olduğu belirtilmiştir.
F. Dışarıda Yerleşik Kişilerin Türkiye’de Bulunan Şube, Temsilcilik, Ofis, İrtibat Bürosu, Doğrudan veya Dolaylı Olarak Yüzde Elli ve Üzerinde Pay Sahipliklerinin veya Ortak Kontrol ve/veya Kontrolüne Sahip Bulunduğu Şirketlerin İşveren Olarak Taraf Oldukları İş Sözleşmeleri
Tebliğ’in 8. maddesinin on dokuzuncu fıkrasına göre, yurt dışında yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu ile doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahibi oldukları ya da kontrol ettikleri şirketlerin işveren olarak taraf oldukları iş sözleşmeleri, dövizle sözleşme yasağının dışında tutulmuştur. Yani, bu tür işverenlerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkündür.
Örnek: Almanya’da yerleşik bir holding, Türkiye’de yüzde 70 pay sahibi olduğu bir yazılım şirketine sahiptir. Bu yazılım şirketi, Türkiye’de bir ofis açarak faaliyet göstermektedir. Şirketin Türkiye’deki ofisinde çalışacak Türkiye’de yerleşik ve Türkiye Cumhuriyet vatandaşı mühendislerle yapılan iş sözleşmelerinde, maaşların döviz cinsinden (örneğin, 3.000 Euro) belirlenmesi mümkündür. Çünkü Almanya’da yerleşik olan holding, Türkiye’de bulunan ofisi ve kontrol ettiği şirket aracılığıyla işveren konumundadır ve bu tür iş sözleşmeleri dövizle sözleşme yasağının dışında tutulmuştur.
G. Serbest Bölgedeki Faaliyetleri Kapsamında Serbest Bölgelerdeki Şirketlerin İşveren Olarak Taraf Oldukları İş Sözleşmeleri
Tebliğ’in 8. maddesinin on dokuzuncu fıkrasına göre, serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında, serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren olarak taraf oldukları iş sözleşmelerinde, ücret dâhil ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkündür. Ancak bu istisnadan yararlanabilmek için iş sözleşmesinin serbest bölgedeki faaliyetler kapsamında yapılmış olması gerekmektedir. Yine de taraflardan birinin Türkiye’de yerleşik olmaması durumunda, on dokuzuncu fıkradaki şartlara bakılmaksızın dövizle sözleşme yasağı uygulanmayacaktır.
Örnek: İstanbul’daki bir serbest bölgede faaliyet gösteren Türkiye’de yerleşik bir tekstil firması, serbest bölgedeki faaliyetleri için Türkiye’de yerleşik ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir mühendisle iş sözleşmesi yapıyor. Bu iş sözleşmesinde mühendisin maaşı döviz cinsinden (örneğin, 4.000 Amerikan doları) belirlenebilir. Çünkü şirket, serbest bölgede faaliyet göstermekte ve bu kapsamda iş sözleşmesi yapmaktadır. Bu nedenle, dövizle sözleşme yasağı bu iş sözleşmesine uygulanmaz.
Eser sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı ve istisnaları hakkında bilgi edinmek isterseniz, internet sitemizdeki Eser Sözleşmelerinde Dövizle Sözleşme Yasağı başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
4. Kıymetli Evrakta Yer Alan Bedeller
Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi birinci fıkrası, “Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün değildir.” hükmünü içermektedir. Bu hükme göre, dövizle sözleşme yasağı bulunan iş sözleşmeleri kapsamında düzenlenecek kıymetli evrakta da bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi yasaktır. Ancak, 32 sayılı Karar’ın geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih olan 13.09.2018’den önce düzenlenmiş ve dolaşıma girmiş olan kıymetli evrak için bu yasak uygulanmaz.
5. Ödeme Yükümlülüklerinin Türk Lirası Olarak Yeniden Belirlenmesi
A. Genel Olarak
Dövizle sözleşme yasağı, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın 2. maddesi ile 32 sayılı Karar’a eklenen Geçici Madde 8 uyarınca, 13.09.2018 tarihinden önce imzalanan yürürlükteki iş sözleşmeleri için de geçerlidir. Bu tarihten önce yapılan ve dövizle sözleşme yasağı kapsamına giren iş sözleşmelerinde, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş ücret dâhil tüm ödeme yükümlülüklerinin, 13.09.2018 tarihinden itibaren otuz gün içinde Türk lirası olarak yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, dövizle sözleşme yasağı yalnızca 13.09.2018’den sonra imzalanan iş sözleşmeleri için değil, aynı zamanda bu tarihten önce imzalanmış sözleşmeler için de uygulanır.
Örnek: Türkiye’de yerleşik bir inşaat firması, 2017 yılında Türkiye’de yerleşik bir mühendisle iş sözleşmesi imzalayarak maaşı 3.000 Amerikan doları olarak belirlemiştir. Dövizle sözleşme yasağı 13.09.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yasa, sadece yürürlüğe girdikten sonra yapılan sözleşmelere değil, 13.09.2018 tarihinden önce imzalanmış olan ve hâlâ yürürlükte olan sözleşmelere de uygulanmaktadır. Bu nedenle, firmanın ve mühendisin, bu tarihten itibaren otuz gün içinde, maaşı Türk lirası cinsinden yeniden belirlemeleri zorunludur. Yani, dövizle sözleşme yasağı, geriye dönük olarak da uygulanmakta ve bu nedenle daha önce yapılan döviz cinsinden sözleşmeler de yasak kapsamına girmektedir.
B. Yeniden Belirlemede Usul
Dövizle sözleşme yasağı kapsamında bulunan ve 13.09.2018 tarihinden önce yapılmış, yürürlükteki iş sözleşmelerinde döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş ücret dâhil ödeme yükümlülüklerinin yeniden belirlenmesi konusunda, Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrasının ilk paragrafına göre taraflar bir anlaşma yapabilirler. Ödeme yükümlülüklerinin Türk lirasına çevrilmesi için öncelikle tarafların kendi aralarında bir mutabakata varması gerekmektedir.
Ancak, taraflar bu konuda bir mutabakata varamazsa, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş ödeme yükümlülükleri, Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrasına göre, 02.01.2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak Türk lirasına çevrilir. Bu tutar, 02.01.2018 tarihinden ödeme yükümlülüklerinin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılır.
C. Tahsili Yapılmış veya Gecikmiş Alacaklar
Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrasının üçüncü paragrafında, dövizle sözleşme yasağı kapsamında bulunan ve 13.09.2018 tarihinden önce imzalanmış iş sözleşmelerinde tahsil edilmiş veya gecikmiş alacaklar için döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş bedellerin Türk lirası olarak yeniden belirlenmesi zorunlu olmadığı öngörülmüştür. Başka bir deyişle, 13.09.2018 tarihi öncesi vadeli ödeme yükümlülükleri için döviz cinsinden veya dövize endeksli bedellerin Türk lirasına çevrilmesi gerekmemektedir.
Örnek: Türkiye’de bir inşaat firması, 2017 yılında bir mühendisle iş sözleşmesi imzalayarak maaşı 3.000 Amerikan doları olarak belirlemiştir. Mühendisin 2018 yılı Ağustos ayında hak ettiği ancak o tarihte ödenmeyen maaşı, döviz cinsinden belirlenmiş bir gecikmiş alacak olarak kabul edilir. Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrasının üçüncü paragrafına göre, bu maaşın Türk lirasına çevrilmesi zorunlu değildir. Yani, 13.09.2018 tarihinden önce tahsili yapılmış veya gecikmiş olan alacaklar için belirlenmiş döviz tutarları, Türk lirasına çevrilmeden döviz cinsinden ödenmeye devam edebilir.
Bizimle iletişime geçebilirsiniz
Büromuz tarafından sunulan iş hukuku alanındaki hizmetlerden yararlanmak veya bu hizmetler hakkında detaylı bilgi almak isterseniz, bizimle e-posta veya telefon yoluyla iletişime geçebilir ya da iletişim bölümünde yer alan formu doldurabilirsiniz.
