İçindekiler

1. Giriş

A. 85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

Dövizle sözleşme yasağı olarak adlandırabileceğimiz, bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanan para borçlarının (ödeme yükümlülüklerinin) yabancı para (döviz) ile veya yabancı paraya endeksli olarak (yabancı para değer kaydı) kararlaştırılmasını yasaklayan düzenleme, 13.09.2018 tarihli ve 30534 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 12.09.2018 tarihli ve 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 13 Eylül 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

B. 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)

85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile getirilen dövizle sözleşme yasağının nasıl uygulanacağına dair usul ve esasları belirlemek amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 06.10.2018 tarihli ve 30557 sayılı Resmî Gazete’de bir tebliğ yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in (Tebliğ No: 2008-32/34) kaldırılan 8. maddesi, başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir.

Ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 16.11.2018 tarihli ve 30597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yeni bir tebliğ ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in (Tebliğ No: 2008-32/34) 8. maddesi tekrar değiştirilmiştir. Bu yazıda, “Tebliğ” ifadesi Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’i (Tebliğ No: 2008-32/34) ifade edecektir.

Son olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığının internet sitesinde “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (2018-32/52) Kapsamında Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı bir bilgilendirme yazısı yayımlanmıştır. Bu yazıda, “Sıkça Sorulan Sorular” ifadesiyle bu bilgilendirme yazısı kastedilecektir.

2. Dövizle Sözleşme Yasağının Uygulanabilmesi için Gerekli Şartlar

A. Genel Olarak

a. Dövize Endeksleme Yasağı (“Yabancı Para Değer Kaydı”)

Dövizle sözleşme yasağının uygulanabilmesi için gerekli şartlara değinmeden önce, şu hususu açık bir şekilde ifade etmek gerekmektedir: İş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı, yalnızca ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden kararlaştırılmasını yasaklamaz. Aynı zamanda, bu yükümlülüklerin dövize endeksli olarak belirlenmesini de engeller. Bu yasak, iş sözleşmelerinden doğan ödeme yükümlülüklerinin herhangi bir şekilde dövize bağlı olmasını önlemek amacıyla getirilmiştir.

Ayrıca, Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi ikinci fıkrasında, uluslararası piyasalarda fiyatı döviz cinsinden belirlenen kıymetli madenlere ve/veya emtiaya ve/veya dolaylı olarak dövize endekslenen iş sözleşmeleri yasak kapsamında değerlendirilmektedir. Bu tür sözleşmeler, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, dövize endeksli sözleşme olarak kabul edilmektedir.

b. Dövizle Ödeme Serbestisi

Türk lirası olarak kararlaştırılmış ödeme yükümlülüklerinin, ödeme tarihindeki kur üzerinden döviz cinsinden ödenmesi yasak kapsamında yer almamaktadır. Başka bir deyişle, iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı bulunmakla birlikte, dövizle ödeme yasağı yoktur. Bu nedenle, dövizle sözleşme yasağı kapsamındaki iş sözleşmelerinde, ödeme yükümlülüklerinin Türk lirası ile kararlaştırılması koşuluyla, ödeme tarihinde döviz cinsinden ifa edilebileceğine dair kayıtlar geçerlidir.

Dövizle sözleşme yasağı kapsamındaki bir iş sözleşmesinde, Türk lirası olarak belirlenmiş bir ödeme yükümlülüğünün (örneğin işçinin ücretinin), ödeme tarihindeki kur üzerinden dövizle ödenebileceğine dair 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda veya Tebliğ’de açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, dövizle ödeme yasağı getiren bir düzenleme de yoktur. İşçinin ücretinin 2.000,00 Amerikan doları olarak belirlenemeyeceği başka bir şeydir; 70.000,00 Türk lirası olarak belirlenmiş ücretin ödeme tarihinde dövizle ödenemeyeceği ise farklı bir şeydir.

Anayasa’nın 48. maddesinin birinci fıkrası, herkesin sözleşme özgürlüğüne sahip olduğunu belirtir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesinin birinci fıkrası da tarafların, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceğini düzenler. Bir sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüklerinin hangi para birimiyle belirleneceği ve ödeme tarihinde hangi para birimiyle yerine getirileceği, sözleşme özgürlüğü kapsamındadır. İlkine ilişkin bir yasaklama olması, otomatik olarak ikincisinin de yasaklandığı anlamına gelmez. Hukukta özgürlük kural, yasaklama ise istisnadır ve yasaklar dar yorumlanır.

B. Sözleşmenin Her İki Tarafının Türkiye’de Yerleşik Kişiler Olması

Öncelikle, dövizle sözleşme yasağının yalnızca Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarındaki sözleşmeler için geçerli olduğunu belirtmek gerekir. Sözleşmenin taraflarından herhangi biri Türkiye’de yerleşik değilse, dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz. “Türkiye’de yerleşik kişi” kavramı, 32 sayılı Karar’ın 2. maddesinin (b) bendi uyarınca, yurt dışında çalışan işçiler, serbest meslek sahipleri ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dâhil olmak üzere, Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri ifade etmektedir.

Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi üçüncü fıkrasına göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar ile doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahip oldukları şirketler, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın uygulanması kapsamında Türkiye’de yerleşik kabul edilmektedir. Ancak, sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi durumunda bu hüküm geçerli olmayacaktır.

C. Sözleşmenin Bakanlıkça İstisna Kapsamına Alınmamış Olması

İş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağının uygulanabilmesi için ikinci koşul, bu sözleşmenin Tebliğ ile dövizle sözleşme yasağının kapsamı dışında bırakılmamış olmasıdır. Eğer Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan bir iş sözleşmesi, Tebliğ ile yasak kapsamı dışında bırakılmışsa, bu sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilir.

3. Dövizle Sözleşme Yasağı İçin Tebliğ ile Öngörülen İstisnalar

İş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağının istisnaları, Tebliğ’in 8. maddesinin çeşitli fıkralarında düzenlenmiştir. Bu istisnalardan bazıları aşağıda sıralanmıştır:

A. Yurt Dışında İfa Edilecek İş Sözleşmeleri

Tebliğ’in 8. maddesinin altıncı fıkrasına göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdettikleri yurt dışında ifa edilen iş sözleşmeleri dövizle sözleşme yasağına tabi değildir. Yani, Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan iş sözleşmeleri yurt dışında ifa edilecekse, bu sözleşmelerde başta ücret olmak üzere ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir.

Buna karşılık, Türkiye’de ifa edilecek iş sözleşmeleri, başka bir istisna olmadıkça, bu açık düzenleme nedeniyle dövizle sözleşme yasağının istisnasından yararlanamaz. Ancak, taraflardan birinin Türkiye’de yerleşik olmaması durumunda, altıncı fıkradaki şartlar aranmaksızın dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz.

B. Gemi Adamlarının Taraf Oldukları İş Sözleşmeleri

854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının B) bendine göre, bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit, tayfa ve diğer kimselere gemi adamı denir. Tebliğ’in 8. maddesinin altıncı fıkrası, gemi adamlarının taraf oldukları iş sözleşmelerini dövizle sözleşme yasağının dışında tutmuştur. Yani, gemi adamlarının iş sözleşmelerinde ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir.

Her durumda, taraflardan birinin Türkiye’de yerleşik olmaması halinde, altıncı fıkradaki şartlar aranmaksızın dövizle sözleşme yasağının uygulanmayacağını da hatırlatmak isteriz.

C. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Vatandaşlık Bağı Bulunmayan Türkiye’de Yerleşik Kişilerin Taraf Olduğu İş Sözleşmeleri

Tebliğ’in 8. maddesinin on dördüncü fıkrasına göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, ücret dâhil ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkündür. Bu fıkraya göre, iş sözleşmesinin dövizle sözleşme yasağının istisnası kapsamında tutulabilmesi için, taraflardan hangisinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağının bulunmadığı önemli değildir. Sözleşmenin herhangi bir tarafının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bulunmaması, dövizle sözleşme yasağının uygulanmaması için yeterlidir.

Hükümde açıkça “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan” ifadesi yer aldığı için, hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti hem de başka bir devlet veya devletlerle vatandaşlık bağı bulunan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf oldukları iş sözleşmeleri, başka bir istisna kapsamında olmadıkça, dövizle sözleşme yasağının istisnası kapsamına girmez.

D. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Taraf Olduğu İş Sözleşmeleri

Tebliğ’in 8. maddesinin on beşinci fıkrasına göre, on altıncı fıkra saklı kalmak kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu iş sözleşmelerinde, bu sözleşmelerden kaynaklanan ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir. Yani, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri, dövizle sözleşme yasağının dışında tutulmuştur.

Tebliğ’in 8. maddesinin on altıncı fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası antlaşmaların ifası kapsamındaki projelerle ilgili iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı bulunmaktadır. Bu çerçevede, yükleniciler, görevli şirketler ve bu projeler kapsamında sözleşme imzalayan tarafların üçüncü kişilerle yapacakları iş sözleşmeleri dövizle yapılamaz. Ancak, bu hüküm kapsamına girmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri, dövizle sözleşme yasağından istisna tutulmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular’da 15 numaralı sorunun cevabında, “kamu kurum ve kuruluşları” ifadesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kast edildiği açıklanmıştır. Bu ifade, anılan Kanun’un I, II, III ve IV sayılı cetvellerinde yer alan kurumlar, idareler, mahalli idareler ile doğrudan veya dolaylı olarak en az yüzde 50’si bu kurum ve idarelere ait olan şirketleri kapsamaktadır.

E. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Şirketlerinin Taraf Olduğu İş Sözleşmeleri

Tebliğ’in 8. maddesinin on altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi Tebliğ’in 8. maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca mümkündür. Bu nedenle, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı uygulanmaz.

Tebliğ’in 8. maddesinin on altıncı fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası antlaşmaların ifası kapsamındaki projelerde, yükleniciler, görevli şirketler ve bu şirketlerin sözleşme imzaladığı tarafların üçüncü taraflarla yapacakları iş sözleşmelerinde dövizle sözleşme yasağı uygulanmaktadır. Ancak, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu iş sözleşmeleri, bu hüküm kapsamına girmemesi koşuluyla dövizle sözleşme yasağından istisna tutulmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular’da 16 numaralı sorunun cevabında, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin, sermayesinin en az yüzde 50’si doğrudan veya dolaylı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına ait olan ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN gibi şirketler olduğu belirtilmiştir.

F. Dışarıda Yerleşik Kişilerin Türkiye’de Bulunan Şube, Temsilcilik, Ofis, İrtibat Bürosu, Doğrudan veya Dolaylı Olarak Yüzde Elli ve Üzerinde Pay Sahipliklerinin veya Ortak Kontrol ve/veya Kontrolüne Sahip Bulunduğu Şirketlerin İşveren Olarak Taraf Oldukları İş Sözleşmeleri

Tebliğ’in 8. maddesinin on dokuzuncu fıkrasına göre, yurt dışında yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu ile doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahibi oldukları ya da kontrol ettikleri şirketlerin işveren olarak taraf oldukları iş sözleşmeleri, dövizle sözleşme yasağının dışında tutulmuştur. Yani, bu tür işverenlerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkündür.

G. Serbest Bölgedeki Faaliyetleri Kapsamında Serbest Bölgelerdeki Şirketlerin İşveren Olarak Taraf Oldukları İş Sözleşmeleri

Tebliğ’in 8. maddesinin on dokuzuncu fıkrasına göre, serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında, serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren olarak taraf oldukları iş sözleşmelerinde, ücret dâhil ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkündür. Ancak bu istisnadan yararlanabilmek için iş sözleşmesinin serbest bölgedeki faaliyetler kapsamında yapılmış olması gerekmektedir. Yine de taraflardan birinin Türkiye’de yerleşik olmaması durumunda, on dokuzuncu fıkradaki şartlara bakılmaksızın dövizle sözleşme yasağı uygulanmayacaktır.

4. Kıymetli Evrakta Yer Alan Bedeller

Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi birinci fıkrası, “Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün değildir.” hükmünü içermektedir. Bu hükme göre, dövizle sözleşme yasağı bulunan iş sözleşmeleri kapsamında düzenlenecek kıymetli evrakta da bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi yasaktır. Ancak, 32 sayılı Karar’ın geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih olan 13.09.2018’den önce düzenlenmiş ve dolaşıma girmiş olan kıymetli evrak için bu yasak uygulanmaz.

5. Ödeme Yükümlülüklerinin Türk Lirası Olarak Yeniden Belirlenmesi

A. Genel Olarak

Dövizle sözleşme yasağı, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın 2. maddesi ile 32 sayılı Karar’a eklenen Geçici Madde 8 uyarınca, 13.09.2018 tarihinden önce imzalanan yürürlükteki iş sözleşmeleri için de geçerlidir. Bu tarihten önce yapılan ve dövizle sözleşme yasağı kapsamına giren iş sözleşmelerinde, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş ücret dâhil tüm ödeme yükümlülüklerinin, 13.09.2018 tarihinden itibaren otuz gün içinde Türk lirası olarak yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, dövizle sözleşme yasağı yalnızca 13.09.2018’den sonra imzalanan iş sözleşmeleri için değil, aynı zamanda bu tarihten önce imzalanmış sözleşmeler için de uygulanır.

B. Yeniden Belirlemede Usul

Dövizle sözleşme yasağı kapsamında bulunan ve 13.09.2018 tarihinden önce yapılmış, yürürlükteki iş sözleşmelerinde döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş ücret dâhil ödeme yükümlülüklerinin yeniden belirlenmesi konusunda, Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrasının ilk paragrafına göre taraflar bir anlaşma yapabilirler. Ödeme yükümlülüklerinin Türk lirasına çevrilmesi için öncelikle tarafların kendi aralarında bir mutabakata varması gerekmektedir.

Ancak, taraflar bu konuda bir mutabakata varamazsa, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş ödeme yükümlülükleri, Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrasına göre, 02.01.2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak Türk lirasına çevrilir. Bu tutar, 02.01.2018 tarihinden ödeme yükümlülüklerinin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılır.

C. Tahsili Yapılmış veya Gecikmiş Alacaklar

Tebliğ’in 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrasının üçüncü paragrafında, dövizle sözleşme yasağı kapsamında bulunan ve 13.09.2018 tarihinden önce imzalanmış iş sözleşmelerinde tahsil edilmiş veya gecikmiş alacaklar için döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmiş bedellerin Türk lirası olarak yeniden belirlenmesi zorunlu olmadığı öngörülmüştür. Başka bir deyişle, 13.09.2018 tarihi öncesi vadeli ödeme yükümlülükleri için döviz cinsinden veya dövize endeksli bedellerin Türk lirasına çevrilmesi gerekmemektedir.

Bizimle iletişime geçebilirsiniz