1. Giriş
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması, bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldır evli olan ve evliliği devam eden yabancıların, vatandaşlık başvuruları üzerine, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığının kararıyla Türk vatandaşlığını kazanmaları anlamına gelmektedir.
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması, Türk vatandaşlığının sonradan yetkili makam kararıyla kazanılması hâllerinden yalnızca biridir. Bir Türk vatandaşı ile evlenmek, doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanabilmek için mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Mevzuatta öngörülen tüm şartlar yerine getirilmiş olmasına rağmen, Türk vatandaşlığı başvurusu reddedilen yabancıların, yetkili makam kararı aleyhine idari yargıda iptal davası açma hakları bulunmaktadır.
Bu yazıda, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması için mevzuatta öngörülen şartlar, başvuru usulü ve inceleme süreçleri, başvuru için gerekli belgeler ve vatandaşlık başvurusunun reddi hâlinde açılabilecek iptal davası hakkında açıklamalar yapılacaktır.
2. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması Şartları
Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen kanun, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’dur (TVK). Türk Vatandaşlığı Kanunu’na dayalı olarak, Türk vatandaşlığının kazanılmasına, kaybına, ispatına ve çok vatandaşlığa ilişkin işlemlerin yürütülmesinde uygulanacak usul ve esasları belirlemek, uygulamada birliği sağlamak amacıyla Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik) çıkarılmıştır.
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma şartları, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. 16. maddenin birinci fıkrasına göre, bir Türk vatandaşı ile evlenmek, doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak, bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldır evli olan ve evliliği devam eden yabancılar, Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir.
Anılan hüküm uyarınca, başvuru sahiplerinde aile birliği içinde yaşama, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama ve millî güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir durumunun olmaması şartları aranır. Bu doğrultuda, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma şartlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olmak,
- Aile birliği içinde yaşamak,
- Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmamak,
- Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak.
A. Bir Türk Vatandaşı ile En Az Üç Yıldır Evli Olmak
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması için, her şeyden önce geçerli bir evliliğin bulunması ve bu evliliğin en az üç yıldır devam ediyor olması gerekmektedir. Ayrıca, evlilik, başvuru tarihinde de devam ediyor olmalıdır.
Bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldır evli olmak ve evliliğin devam ediyor olması, başvuru için gerekli bir şarttır. Bu nedenle, bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldır evli olmayan veya evliliği devam etmeyen yabancılar, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusunda bulunamazlar. Evliliğin boşanma ya da başvuru tarihinden önce ölüm gibi nedenlerle sona ermesi hâlinde, vatandaşlık başvurusu kabul edilmez (Yönetmelik m. 25/2-b).
Vatandaşlık başvurusunda bulunacak yabancının, kendi devletinin vatandaşlığından çıkması gerekmez. Başka bir devletin vatandaşı olan yabancılar evlenme nedeniyle Türk vatandaşlığına başvurabilecekleri gibi, herhangi bir devletin vatandaşı olmayan yabancılar da Türk vatandaşlığı başvurusunda bulunabilirler.
Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının eşi, sonradan Türk vatandaşlığını kazanmışsa, evlilik süresinin hesaplanmasında, eşin Türk vatandaşlığını kazandığı tarih esas alınır. (Yönetmelik m. 25/3)
Yurt içinden yapılan başvurularda, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı ve eşi, komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulur. Bu mülakatla, evliliğin gerçek bir evlilik mi yoksa Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik mi olduğu araştırılır. (Yönetmelik m. 29/1) Yurt dışından yapılan başvurularda ise, konsolosluk işlemlerinden sorumlu muavin konsolos veya daha üst yetkili tarafından yabancı ve eşi ayrı ayrı ve birlikte mülakata alınır. Bu mülakatla da evliliğin gerçekliği veya vatandaşlık kazanma amacıyla yapılıp yapılmadığı tespit edilir. (Yönetmelik m. 30/2)
“…davalı idarece 12/07/2011 tarihinde yapılan mülakata her iki eşin de katılmadığı; 29/07/2011 tarihinde yapılan mülakata Türk vatandaşı eşin gelmediği, davacının bu mülakatta, eşinin evi terk ettiğini, bir haftadır telefonlarına cevap vermediğini, eşinin nerede olduğunu bilmediğini beyan ettiği; davacı tarafından davalı idareye sunulan 27/09/2011 tarihli dilekçede, Türk vatandaşı eşin mülakata katılmaktan kaçındığı, gerekli hukuki yollara başvuracağı yolunda beyanda bulunulduğu; 18/10/2011 tarihinde üçüncü kez yapılan mülakata her iki eşin de geldiği ve görüşme neticesinde aynı evi paylaştıklarının, ancak Türk eşin ara sıra eve geldiğinin, evlilikte iyi niyetli olmadıklarının, aralarında yaş farkı olduğunun ve birbirlerini ve ailelerini iyi derecede tanımadıklarının anlaşıldığı hususlarına yer verildiği; son olarak 10/07/2012 tarihli mülakat formunda; davacı ve eşi ile ayrı ayrı yapılan mülakat sonucunda, sorulan sorulara yeterli cevap veremediklerinin, çelişkili beyanlarda bulunduklarının, eşler arasında yaş farkının bulunduğunun, müşterek çocuklarının bulunmadığının, eşlerin evlilik birlikteliği içerisinde yaşamadıklarına dair kanaate varıldığının belirtildiği görülmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacı tarafından, Türk vatandaşı ile yapmış olduğu evliliğin, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma için gerekli şartlar kapsamında sayılan 5901 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ‘aile birliği içinde yaşama’ koşulunu sağlayıp sağlamadığı hususunun her türlü şüpheden uzak, somut biçimde ortaya konulması gerekirken, bu yönde bir bilgi ve belge dosyaya sunulmadığı gibi davalı idarece yapılan tespitlerde, davacı ve eşinin aile birliği içinde yaşamadıklarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, 5901 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan şartı sağlamadığı anlaşılan davacının evlenme yoluyla vatandaşlık kazanma başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” (Danıştay 10. Daire, T. 23.11.2021, E. 2017/145, K. 2021/5759)
Başvurucu yabancının, Türk vatandaşı ile yapmış olduğu evlilikten ortak çocuklarının olması, gerçek bir evliliğin varlığı konusunda başvurucu yabancı lehine bir durum olarak değerlendirilir. Nitekim, Danıştay 10. Dairesi de bir kararında bu yönde bir değerlendirme yapmıştır.
“…evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan davacıya yönelik yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 22/06/2010 tarihli ön inceleme araştırma formunda, davacının evliliğinin ciddi olmadığı, Ankara Valiliği Vatandaşlık İnceleme ve Araştırma Komisyonunca davacı ile yapılan mülakat sonucu düzenlenen 08/04/2010 tarihli mülakat ve değerlendirme formunda da; evliliğin ciddi bir evlilik olduğu kanaatine varılmadığı hususuna yer verilmiş ise de; davacının Türk vatandaşı ile yapmış olduğu evlilikten 06/10/2011 tarihinde doğan bir çocuğunun bulunduğu görülmektedir. Bu haliyle, 5901 sayılı Kanun’un 16. maddesi, 1. fıkrası (a) ve (b) bentlerinde yer alan şartları sağladığı anlaşılan davacının mevzuatta aranan diğer şartları taşıyıp taşımadığı yönünden değerlendirme yapıldıktan sonra işlem tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme üzerine tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” (Danıştay 10. Daire, T. 11.02.2021, E. 2016/1180, K. 2021/445)
B. Aile Birliği İçinde Yaşamak
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması için, başvuruda bulunacak yabancı ile eşinin aile birliği içinde yaşıyor olmaları gerekmektedir. Başka bir deyişle, yalnızca Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılan evlilikler, Türk vatandaşlığının kazanılmasını sağlamayacaktır. Ancak, vatandaşlık başvurusundan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi durumunda, aile birliği içinde yaşama şartı aranmamaktadır. (TVK m. 16/2)
Aile birliği içinde yaşamak, fiilen birlikte yaşamayı da kapsar. Ancak, geçici ve zorlayıcı sebepler nedeniyle eşlerin fiilen birlikte yaşamamaları, aile birliği içinde yaşama şartını ihlal etmez.
“İdare Mahkemesince, davacının Türk vatandaşı ile 04/02/2009 tarihinde evlendiği, eşinin 25/03/2011 tarihinden itibaren tutuklu ve daha sonra hükümlü olarak cezaevinde bulunması nedeniyle evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılabilmesi için kanunda aranan ‘aile birliği içinde yaşama’ şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmekte ise de, davacının başvuru tarihi olan 09/02/2012 tarihi itibariyle ‘bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olma’ şartını taşıdığı, dosyaya sunulan belgelerden 25/03/2011 tarihinden sonra davacının eşinin önce tutuklu, daha sonra hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu sürede düzenli olarak maddi olarak destekte bulunduğunun anlaşıldığı, ayrıca davacının eşinin ailesiyle aynı apartmanda yaşadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacının eşi ile evlilik birliğini fiilen aynı çatı altında olmasa da manevi olarak sürdürmeye devam ettiği, dolayısıyla davacı açısından bu şartın gerçekleştiği kanaatine varıldığından İdare Mahkemesince yukarıda yer verilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” (Danıştay 10. Daire, T. 10.03.2021, E. 2016/13579, K. 2021/1030)
Vatandaşlık başvurusunda bulunan yabancının aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığı, il emniyet müdürlüğü tarafından araştırılır ve oluşan olumlu veya olumsuz kanaat, soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır. (Yönetmelik m. 28/1)
C. Evlilik Birliği ile Bağdaşmayacak Bir Faaliyette Bulunmamak
Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunan yabancının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusu kabul edilmez. Ancak, “evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmamak” ifadesinin neyi kapsadığı, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda açıklanmamıştır. Yönetmelik’te, fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışların, evlilik birliği ile bağdaşmayacak faaliyetlerden olduğu belirtilmiştir.
Evlilik birliği ile bağdaşmayacak faaliyet, evlilik birliği içinde meydana gelmiş olmalıdır. Evlilik birliği içinde gerçekleşmemiş faaliyetler, yargı kararlarına göre, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına engel teşkil eden faaliyetler olarak değerlendirilmemektedir.
“Davacı her ne kadar 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmişse de, dosya kapsamında davacının Türk vatandaşı ile evlendiği 31/07/2010 tarihi sonrasında evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmaması, Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evli olarak birlikte yaşadıkları ve halen evliliğin devam ettiği, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilikten dolayı gelen sorumlulukların yerine getirildiği, evliliğin para karşılığı yapılmadığı, eşlerin evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, evlilikten çocuklarının olduğu, şahsın Türk kültür ve geleneklerine bağlı olduğu, İlçe Jandarma Komutanlığı kayıtlarında suç kaydının bulunmadığı, davacının Türk vatandaşlığına geçmesinde bir sakınca bulunmadığı, Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda ise, davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evliliklerinin devam ettiği, evliliklerinin mücbir sebeplerden olmadığı, fuhuşla ilgili faaliyetlerinin olmadığı, kamu düzeni, milli güvenlik ve genel ahlak açısından sakıncalı hallerinin olmadığı, aynı evi paylaştıkları, evliliklerinin formalite olmadığı, beraber oturdukları, evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirdikleri, evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, birbirleri hakkında detaylara sahip oldukları, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilik için birbirlerine maddi menfaatlerde bulunmadıkları, davacının Türk Vatandaşı olmasında milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak açısından bir sakınca olmadığı, 26/06/2014 tarihinde yapılan mülakat neticesinde davacının Türk vatandaşı ile evlendiği, evliliklerinden iki çocukları olduğu, birbirlerini tanımaları neticesinde evlendikleri, evlilik birlikteliği içerisinde yaşadıkları, davacının 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmiş olduğu, komisyonca evliliğin ciddi olup olmadığı konusunda tekrar tahkikat yapılmasına karar verildiği, tekrar yapılan tahkikat sonucunda evliliklerinin ciddi olduğu, davacının 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde aranan şartları taşıdığı tespitlerine yer verildiği görüldüğünden davacının başvurusunun 5901 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” (Danıştay 10. Daire, T. 02.12.2020, E. 2016/1358, K. 2020/5616)
Vatandaşlık başvurusunda bulunan yabancının, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunup bulunmadığı, il emniyet müdürlüğü tarafından araştırılır ve oluşan olumlu veya olumsuz kanaat, soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır. (Yönetmelik m. 28/1)
D. Millî Güvenlik ve Kamu Düzeni Bakımından Engel Teşkil Edecek Bir Hâli Bulunmamak
Millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir durumu bulunan yabancının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusu kabul edilmez. Yönetmelik’in 25. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması başvurusunda bulunan yabancının herhangi bir suçtan dolayı yargılamasının devam etmesi, hükümlü ya da tutuklu olması durumunda, vatandaşlık başvurusunun kabul edilmeyeceği öngörülmüştür.
“Dayanak kanun maddeleri gerekçeleriyle birlikte dikkate alındığında, Türk vatandaşlığına alınma talebiyle başvuruda bulunacak kişilerin milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmaması noktasında kişilerce işlenen suçların değerlendirilmesi aşamasında kanun koyucunun iradesinin, devletin varlığına ve işleyişine yönelik olarak kamu düzenini ciddi düzeyde bozan suçları işleyenlerin Türk vatandaşı olmasının engellenmesi yönünde olduğu anlaşılmaktadır.” (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, T. 25.10.2021, E. 2021/2016, K. 2021/2025)
Yabancının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmasında millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir durumunun olup olmadığının tespiti için Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünden arşiv araştırması istenir. (Yönetmelik m. 35/2) Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, yabancının millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir durumu olup olmadığını tespit ederek araştırmanın sonucunu açık bir şekilde bildirir. (Yönetmelik m. 35/4)
Vatandaşlık başvurusunda bulunan yabancının, millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir durumu olup olmadığı, il emniyet müdürlüğü tarafından araştırılır ve oluşan olumlu veya olumsuz kanaat, soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır. (Yönetmelik m. 28/1)
“…davacı hakkında yapılan yargılama sonucu işlediği sabit görülen imar kirliliğine neden olmak suçunun niteliği ve yukarıda bahsedilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, anılan suç davacının Türk vatandaşı olmasına engel teşkil edecek mahiyette olmayıp, bu nedenle davacının milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunduğundan bahisle Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 10. Daire, T. 20.01.2022, E. 2021/3093, K. 2022/289)
“Uyuşmazlıkta, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Türk vatandaşlığına alınabilmek için millî güvenlik, kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmama koşulu ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 72. maddesinin beşinci fıkrasında, 6 aydan fazla hapis cezası alanların Türk vatandaşlığına alınamayacağı yolundaki düzenleme karşısında, davacı hakkında, davadışı bir arkadaşıyla iştirak halinde davadışı …’ya yönelik olarak, para temin etmek amacıyla oğlu …’yı kaçırdıkları ve mağdur çocuğu öldüreceklerinden bahisle tehdit ederek yağma suçunu işlediği, olay tarihinde on yaşında olan ve hukuken itibar edilebilir irade açıklamasında bulunmaya ehil olamayan mağdur çocuğa yönelik olarak da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gerekçesiyle …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararıyla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden 4 yıl hapis cezası ile, yağma suçu yönünden ise 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmüne uygun olarak davacının Türk vatandaşlığına alınmaması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.” (Danıştay 10. Daire, T. 28.12.2020, E. 2016/1409, K. 2020/6962)
3. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında Başvuru İçin Gerekli Belgeler
Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan yabancı için, başvuru makamlarınca aşağıda belirtilen belgelerden oluşan bir dosya düzenlenir. (Yönetmelik m. 26/1) Bu belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde, evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu kabul edilmez. (Yönetmelik m. 25/2-ç) Belgeler şunlardır:
- İsteği belirten form dilekçe,
- Türk vatandaşı eşe ait müracaat makamlarınca sistemden alınan nüfus kayıt örneği,
- Kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, vatansız ise temininin mümkün olması hâlinde buna ilişkin belge,
- Kişinin kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi belge,
- Yerleşim yeri Türkiye’de bulunuyor ise en son tarihli ikamet tezkeresi,
- Herhangi bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunuyor ise onaylı bir örneği,
- Kişinin doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa, doğum tarihinin tamamlanması için ülkesinin yetkili makamlarından alınmış belge, belgenin temin edilememesi hâlinde ise 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 39. maddesi gereğince işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyanı,
- Hizmet bedelinin maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz.
4. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması İçin Başvuru Nereye Yapılır?
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması için başvuru, yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılır. Posta yoluyla yapılan başvurular kabul edilmez. (TVK m. 37/1, Yönetmelik m. 64/1)
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması için başvurunun, yabancının avukatı aracılığıyla yapılması mümkündür. Ancak, vekaletnamede bu konuda özel yetkinin bulunması gerekmektedir
5. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması İçin Yapılan Başvurularda Başvuru Makamlarınca Yapılacak İşlemler ve Uygulanacak Esaslar
A. Yurt İçinde Yapılan Başvurularda Yapılacak İşlemler ve Uygulanacak Esaslar
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen ve başvuru için aranan şartları taşıdığı tespit edilen yabancı adına, Yönetmelik’in 26. maddesinde belirtilen belgelerden oluşan bir dosya düzenlenir ve yabancı hakkında il emniyet müdürlüğünden soruşturma yapılması istenir. (Yönetmelik m. 27/1)
a. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında İl Emniyet Müdürlüğünce Yapılacak Soruşturmaya İlişkin Usul ve Esaslar
İl emniyet müdürlüğü, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığını, evlilik birliği ile bağdaşmayan fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışlarının olup olmadığını, ayrıca Türk vatandaşlığını kazanmasında millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir durumun bulunup bulunmadığını araştırır. Oluşan olumlu veya olumsuz kanaat, soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır ve soruşturmaya ilişkin tutanaklar da bu forma eklenir. (Yönetmelik m. 28/1)
Soruşturması tamamlanan yabancının dosyası, il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne iade edilir. Dosya, gerekli inceleme ve araştırmaların yapılması için il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü tarafından vatandaşlık başvuru inceleme komisyonuna gönderilir. (Yönetmelik m. 28/2)
b. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında Vatandaşlık Başvuru İnceleme Komisyonu Tarafından Yapılacak İşlemler ve Uygulanacak Esaslar
Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı ve eşi, komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulur. Bu mülakat ile evliliğin gerçek bir evlilik mi yoksa Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik mi olduğu araştırılır. (Yönetmelik m. 29/1)
Mülakat sonucunda oluşan kanaat, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin mülakat formuna yazılır. İl nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü, dosyayı karar alınmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderir. (Yönetmelik m. 29/2)
B. Yurt Dışından Yapılan Başvurularda Yapılacak İşlemler ve Uygulanacak Esaslar
Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen ve başvuru için gerekli şartları taşıyan yabancı adına, Yönetmelik’in 26. maddesinde belirtilen belgelerden oluşan bir dosya düzenlenir. (Yönetmelik m. 30/1)
Konsolosluk işlemlerinden sorumlu muavin konsolos veya daha üst yetkili tarafından, yabancı kişi ve eşi, evliliğin gerçek bir evlilik mi yoksa Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik mi olduğunun tespiti için ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulur. (Yönetmelik m. 30/2) Mülakat sonucunda oluşan olumlu veya olumsuz kanaat, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin mülakat formuna açık bir şekilde yazılır. (Yönetmelik m. 30/3)
Yabancının bulunduğu devletin kanunları izin verdiği takdirde sabıka kaydı istenir ve yabancının Türk vatandaşı eşiyle evlilik kaydının resmî makamlarda bulunup bulunmadığı araştırılarak elde edilen bilgi ve belgeler dosyaya eklenir. Bu dosya, karar alınmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderilir. (Yönetmelik m. 30/4)
C. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin İşlemler ve Karar Vermeye Yetkili Makamlar
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen ve başvuru için gerekli şartları taşıyan yabancılar adına vatandaşlık dosyası düzenlenir ve karar verilmek üzere İçişleri Bakanlığına gönderilir. (TVK m. 18/2) Türk vatandaşlığının evlilik yoluyla kazanılmasına ilişkin olarak müracaat makamlarınca düzenlenip İçişleri Bakanlığına gönderilen dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, varsa eksik bilgi ve belgeler tamamlatılır. (Yönetmelik m. 35/1)
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen ve aranan şartları taşıyan kişiler, İçişleri Bakanlığı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler. (TVK m. 18/2, Yönetmelik m. 35/5) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. (TVK m. 20/1) Aranan şartları taşımayan kişilerin talepleri ise İçişleri Bakanlığınca reddedilir. (TVK m. 18/2, Yönetmelik m. 35/11) Türk vatandaşlığını sonradan kazanan kişilerin varsa yabancılar kütüğündeki kaydı, bağ kurularak kapalı hâle getirilir. (Yönetmelik m. 35/12)
Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, ilgiliye ve başvuru makamlarına tebliğ olunur. (TVK m. 41/1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. (TVK m. 20/1, Yönetmelik m. 36/1)
6. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılmasından Sonra Evliliğin Sona Ermesi Hâlinde Vatandaşlık İptal Edilir Mi?
A. Boşanma ve Ölüm Hâli
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasından sonra, evliliğin boşanma veya ölümle sona ermesi, Türk vatandaşlığının kaybı sonucunu doğurmaz. Bu durumda, vatandaşlığını kazanmış kişi, tüm vatandaşlık hak ve yükümlülüklerine sahip olmaya devam eder ve Türk vatandaşlığı statüsünü korur.
B. Evliliğin Geçersizliği Hâli
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan kişi, evliliğinin geçersizliğine (butlanına) karar verilmesi hâlinde Türk vatandaşlığını kaybeder. Ancak, evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancı, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılacak inceleme sonucunda evlenmede iyi niyetli olduğunun tespit edilmesi durumunda Türk vatandaşlığını muhafaza eder. (TVK m. 16/3, Yönetmelik m. 31/1)
7. Vatandaşlık Başvurusunun Reddi Kararına Karşı İptal Davası
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması başvurusu reddedilen yabancı, bu ret kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açma hakkına sahiptir. İptal davası, vatandaşlık başvurusunun reddi kararını veren idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır.
Bizimle iletişime geçebilirsiniz
Büromuz tarafından sunulan vatandaşlık hukuku alanındaki hizmetlerden yararlanmak veya bu hizmetler hakkında detaylı bilgi almak isterseniz, bizimle e-posta veya telefon yoluyla iletişime geçebilir ya da iletişim bölümünde yer alan formu doldurabilirsiniz.
