İçindekiler

1. Giriş

Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk (ortaklığın giderilmesi arabuluculuk), ihtiyari arabuluculuk ve zorunlu arabuluculuk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Zorunlu arabuluculuk ile kast edilen dava şartı arabuluculuktur. Ortaklığın giderilmesi davasında zorunlu arabuluculuk (“ortaklığın giderilmesi arabuluculuk”), 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (“7445 sayılı Kanun”) 37. maddesi ile hukuk sistemimize gelmiştir. 

7445 sayılı Kanun’un 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş 37. maddesi ile 07/06/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na (“Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu”) 18/B maddesi eklenmiş ve taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı hâline getirilmiştir. Böylece 01/09/2023 tarihi itibarıyla, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu hâle getirilmiştir. (ortaklığın giderilmesi arabuluculuk) 

2. Arabuluculuk Nedir?

A. Arabuluculuğun Tanımı

Arabuluculuk, alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Türk hukukunda arabuluculuğu düzenleyen temel kanun, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’dur. 

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini ifade etmektedir. 

B. Arabuluculuk Yargılama Değildir

Arabuluculuk, dava ve tahkimden farklı olarak yargılama yöntemi değildir. Arabulucu, hâkim veya hakem gibi yargılama yapmaz. Hâkim veya hakem yargılama yaparak, mevcut delil durumuna göre davacının haklı olup olmadığına karar verir. Arabulucu ise, yargılama yapmaz, arabulucuya başvuran tarafın haklı olup olmadığına karar vermez. 

C. Arabuluculukta Taraf İradesinin Önemi

Arabuluculuk süreci tarafların kendi iradelerine dayanmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 3/1 hükmüne göre, taraflar arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Ancak, bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Bu tür uyuşmazlıklarda, arabulucuya başvurmadan dava açılamaz. 

Dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olduğu durumlarda (dava şartı arabuluculuk) da, taraflar süreci devam ettirmek, sonlandırmak ve bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Bu konularda tarafların iradeleri geçerlidir. Bu açıdan, zorunlu arabuluculuğun isteğe bağlı arabuluculuktan farkı, dava açmadan önce arabulucuya başvurma hususudur. 

D. Yazının Konusu

Bu yazının konusu, tarafların arabulucuya başvurup başvurmama konusunda serbest olduğu isteğe bağlı arabuluculuk değil, ortaklığın giderilmesi davasında zorunlu arabuluculuk düzenlemesidir. Bu nedenle, yazının geri kalanında “ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk” veya “ortaklığın giderilmesi arabuluculuk” denildiğinde, zorunlu arabuluculuk kast edilecektir. 

3. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Arabuluculuk 

A. Ortaklığın Giderilmesi Arabuluculuk Düzenlemesinin Kapsamı

a. Kural

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur (HUAK m. 18/B-b).

Ortaklığın giderilmesinde arabuluculuğun zorunlu olabilmesi için, uyuşmazlığın taşınır ya da taşınmaz bir mal üzerinde olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Taşınırlar üzerindeki ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği gibi, taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda da aynı zorunluluk geçerlidir.

Bu düzenleme uyarınca, zorunlu arabuluculuğun uygulanabilmesi için uyuşmazlığın taşınır veya taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesine ilişkin olması yeterlidir. Kısaca ifade etmek gerekirse, ortaklığın giderilmesine ilişkin tüm uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk söz konusudur. Dolayısıyla hem taşınır hem de taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesine dair davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekmektedir.

b. İstisna

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin on sekizinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun öngörüldüğü ya da taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.

Bu düzenleme, ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar bakımından da geçerlidir. Eğer ortaklığın giderilmesine konu uyuşmazlıkta taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi varsa veya özel bir kanun, bu uyuşmazlıkların çözümünde tahkim veya başka bir alternatif çözüm yoluna başvurulmasını zorunlu kılıyorsa, arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

B. Ortaklığın Giderilmesinde Arabuluculuk Süresi

Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava şartı olarak başvurulan arabuluculuk süreci, kanunla belirli bir süreye tabi tutulmuştur. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür. Bu süre, ancak zorunlu hâllerde ve arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir (HUAK m. 18/A-9).

Görüldüğü üzere, ortaklığın giderilmesine ilişkin zorunlu arabuluculuk süreci, zorunlu hâllerle birlikte toplam en fazla dört hafta içinde tamamlanmalıdır. Bu süre, yalnızca dava şartı olan arabuluculuk süreci için geçerlidir. Ortaklığın giderilmesine yönelik olarak tarafların kendi istekleriyle başvurduğu ihtiyari arabuluculuk süreci açısından ise böyle bir süre sınırlaması bulunmamaktadır.

C. Ortaklığın Giderilmesi Arabuluculuk Düzenlemesinin Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelere Etkisi

Ortaklığın giderilmesi arabuluculuk düzenlemesinde, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı süresi durur ve hak düşürücü süre işlemez (HUAK m. 18/A-15).

Bu kapsamda, arabuluculuk bürosuna başvurulması süreleri kesmez; yalnızca durdurur. Başka bir ifadeyle, arabuluculuk bürosuna başvuru anına kadar işlemiş olan süre geçerliliğini korur, başvuruyla birlikte süre durur ve arabuluculuk süreci sonlandığında -yani son tutanağın düzenlendiği tarihte- kaldığı yerden işlemeye devam eder.

D. Arabuluculuk Son Tutanağının Dava Dilekçesine Eklenmesi Zorunluluğu

Arabuluculuk faaliyeti sonunda, tarafların anlaşıp anlaşamadıkları veya arabuluculuk sürecinin hangi şekilde sonuçlandığı bir tutanakla belgelenir. Bu belgeye “son tutanak” adı verilir. (HUAK m. 17/2)

Ortaklığın giderilmesine ilişkin zorunlu arabuluculuk kapsamında, davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde, mahkeme davacıya, son tutanağı bir haftalık kesin süre içinde sunması gerektiğini, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğini belirten bir davetiye gönderir. Bu ihtarın gereği yerine getirilmezse, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın, dava usulden reddedilir (HUAK m. 18/A-2).

Ancak bu düzenleme, arabuluculuk başvurusu yapılmış ve süreç tamamlanmış olmasına rağmen dava açılırken son tutanağın mahkemeye sunulmadığı durumlar için geçerlidir. Öte yandan, hiç arabuluculuk başvurusu yapılmadan doğrudan dava açılmışsa, mahkeme herhangi bir süre vermeksizin, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verir (HUAK m. 18/A-2, son cümle).

E. Arabulucuya Başvurulmadan Dava Açılmış Olması

Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmamış ve doğrudan dava açılmışsa, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir.

F. Ortaklığın Giderilmesi Zorunlu Arabuluculuk Düzenlenmesinde Yetkili Arabuluculuk Bürosu

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin dördüncü fıkrasına göre, ortaklığın giderilmesi zorunlu arabuluculuk düzenlemesinde başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise başvuru, görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.

Aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca, arabulucu görevlendirmeyi yapan arabuluculuk bürosunun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Yetki itirazı, ancak karşı tarafın en geç ilk toplantıda yetkiye ilişkin belgeleri sunarak itirazda bulunması hâlinde gündeme gelir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere arabuluculuk bürosuna teslim eder.

Mahkeme, dosya üzerinden ve harç alınmaksızın yapacağı inceleme sonunda, en geç bir hafta içinde yetkili arabuluculuk bürosunu kesin olarak belirler ve dosyayı arabuluculuk bürosuna iade eder. Mahkeme kararı, arabuluculuk bürosu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre taraflara tebliğ edilir.

Yetki itirazının reddi hâlinde, aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve üç artı bir haftalık arabuluculuk süresi, bu yeni görevlendirme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Yetki itirazının kabul edilmesi durumunda ise, mahkeme kararının tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili arabuluculuk bürosuna başvurulabilir. Bu hâlde, daha önce yetkisiz arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru tarihi, yetkili büroya yapılmış sayılır. Yetkili arabuluculuk bürosu ise, Kanun’un 18/A maddesinin beşinci fıkrası uyarınca arabulucu görevlendirir.

G. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Zorunlu Arabuluculuk Düzenlemesinde Arabulucunun Belirlenmesi

Ortaklığın giderilmesi arabuluculuk düzenlemesinde arabulucunun belirlenmesi arabuluculuk bürosu tarafından yapılır. Arabuluculuk bürosu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden bir arabulucuyu görevlendirir. Ancak, tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (HUAK m. 18/A-5)

H. Arabuluculuk Faaliyetinin Sona Ermesi

Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk düzenlemesinde arabulucu, taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (HUAK m. 18/A-10)

I. Taraflardan Birinin Geçerli Bir Mazeret Göstermeksizin İlk Toplantıya Katılmaması

Arabulucu, elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Arabulucu, avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (HUAK m. 18/A-7)

Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir.

Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculukta taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilmekte ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmaktaydı. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemekteydi. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılmaktaydı. (HUAK m. 18/A-11)

Yukarıda belirtilen düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve E. 2023/160, K. 2024/77 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal kararı yürürlüğe girmeden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından söz konusu hüküm, 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle değiştirilmiştir. 

J. Arabuluculuk Ücreti: Ortaklığın Giderilmesi Arabuluculuk Ücreti

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin on ikinci ve on üçüncü fıkralarında, arabuluculuk ücretine ilişkin emredici hükümler yer almaktadır.

On ikinci fıkra uyarınca, tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti -aksi kararlaştırılmadıkça- taraflarca eşit şekilde karşılanır. Ücretin hesaplanmasında, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’nin eki olan Arabuluculuk Ücret Tarifesi’nin İkinci Kısmı esas alınır. Anlaşma bedeli ne olursa olsun, bu durumda arabuluculuk ücreti 6.000,00 TL’den az olamaz (Ücret Tarifesi m. 7/6).

On üçüncü fıkraya göre, arabuluculuk süreci sonunda taraflara ulaşılamaması, tarafların görüşmeye katılmaması veya görüşmenin iki saatten kısa sürmesi hâlinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Görüşmenin iki saati aşması ve tarafların bu sürede anlaşmaya varamaması durumunda ise, aşan süreye ilişkin ücret -aksi kararlaştırılmadıkça- taraflarca eşit şekilde, uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre ödenir. Hem Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan hem de taraflarca ödenen arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

K. Arabuluculuk Bürosu Tarafından Yapılması Gereken Zaruri Giderler

Arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (HUAK m. 18/A-14)

L. İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Hakkındaki Süreler

Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk düzenlemesinde, dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 397. maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (HUAK m. 18/A-16)

M. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Arabuluculuktan Sonra Dava Açma Süresi

Hukukumuzda, ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk sürecinin sona ermesinden sonra dava açılması için özel bir süre öngörülmemiştir. Bu nedenle, arabuluculuk sürecinin tarafların tamamen veya kısmen anlaşamamasıyla sonuçlanması hâlinde, açılacak davalar bakımından genel dava açma süreleri uygulanacaktır.

4. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik Şerhi

A. Arabuluculuk Anlaşma Belgesi

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, bu anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir, anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. (HUAK m. 18/1) Tarafların bu anlaşmaya uymaları zorunludur. 

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. (HUAK m. 18/5) 

B. İcra Edilebilirlik Şerhi

Taraflar, arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. (HUAK m. 18/2) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. (HUAK m. 18/4) 

İcra edilebilirlik şerhi alınan veya icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek olmayan anlaşma belgeleri İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların icrası hükümlerine göre icra edilebilir. Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunludur. (HUAK m. 18/B-3) Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi için dahi icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.

C. İcra Edilebilirlik Şerhi Verilmesi Konusunda Yetkili Mahkeme

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. (HUAK m. 18/B-3)

D. İcra Edilebilirlik Şerhi Verilmesinde Mahkemece Yapılacak İnceleme

5. Türk Hukukunda Diğer Zorunlu Arabuluculuk Düzenlemeleri

A. İş Davalarında Arabuluculuk

Arabuluculuk aslen isteğe bağlı bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Ancak, Türk hukukunda ilk olarak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren 3. maddesi ile bazı iş hukuku uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu hâle getirilmiştir. 

Anılan hüküm uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

B. Ticari Davalarda Arabuluculuk

Ticari davalarda arabuluculuk, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile Türk hukukuna dâhil edilmiştir. Anılan hükmün ilk fıkrasına göre, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

C. Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe 73/A-1 maddesine göre, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

D. Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 18/B maddesinin birinci fıkrasının a bendi ile kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

E. Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 18/B maddesinin birinci fıkrasının c bendine göre, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

F. Komşuluk Hakkından Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 18/B maddesinin birinci fıkrasının ç bendine göre, komşuluk hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

Bizimle iletişime geçebilirsiniz