İçindekiler

1. Giriş

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk, ya da diğer bir deyişle kira davalarında arabuluculuk, isteğe bağlı arabuluculuk ve zorunlu arabuluculuk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk, 01.09.2023 tarihinden beri hukukumuzda uygulanmaktadır. 

Kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Tahliye davalarında arabuluculuk zorunlu olduğu gibi, kira tespit davasında da arabuluculuk zorunludur. 

2. Arabuluculuk Nedir?

A. Arabuluculuğun Tanımı

Arabuluculuk, alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Türk hukukunda arabuluculuğu düzenleyen temel kanun, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’dur. 

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini ifade etmektedir. 

B. Arabuluculuk Yargılama Değildir

Arabuluculuk, dava ve tahkimden farklı olarak yargılama yöntemi değildir. Arabulucu, hâkim veya hakem gibi yargılama yapmaz. Hâkim veya hakem yargılama yaparak, mevcut delil durumuna göre davacının haklı olup olmadığına karar verir. Arabulucu ise, yargılama yapmaz, arabulucuya başvuran tarafın haklı olup olmadığına karar vermez. 

C. Arabuluculukta Taraf İradesinin Önemi

Arabuluculuk süreci tarafların kendi iradelerine dayanmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 3/1 hükmüne göre, taraflar arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Ancak, bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Bu tür uyuşmazlıklarda, arabulucuya başvurmadan dava açılamaz. 

Dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olduğu durumlarda (dava şartı arabuluculuk) da, taraflar süreci devam ettirmek, sonlandırmak ve bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Bu konularda tarafların iradeleri geçerlidir. Bu açıdan, zorunlu arabuluculuğun isteğe bağlı arabuluculuktan farkı, dava açmadan önce arabulucuya başvurma hususudur. 

D. Yazının Konusu

Bu yazının konusu, tarafların arabulucuya başvurup başvurmama konusunda serbest olduğu isteğe bağlı arabuluculuk değil, kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk düzenlemesidir. Bu nedenle, yazının geri kalanında “kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk” veya “kira davalarında arabuluculuk” denildiğinde, zorunlu arabuluculuk kast edilecektir. Ayrıca, kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk öngören düzenleme incelendiğinde, kira ilişkilerinden kaynaklanan neredeyse tüm uyuşmazlıkların zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu görülmektedir.

3. Kira Uyuşmazlıklarının Arabuluculuk Yoluyla Çözülmesi

A. Arabuluculuğun Zorunlu Olduğu Kira Uyuşmazlıkları

a. Kural: Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk

İcra ve İflas Kanunu uyarınca kiralanan taşınmazların ilamsız tahliyesi hariç olmak üzere, tüm kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. (HUAK m. 18/B-1 a bendi) Birazdan bahsedilecek iki istisna dışında, kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda dava öncesinde arabuluculuk zorunludur. 

Kira tespit davasında arabuluculuk zorunlu olduğu gibi, tahliye davalarında da arabuluculuk zorunludur. Kira bedelinin tespiti, tahliye, uyarlama, kiralananın gösterilmesi başta olmak üzere, tüm kira davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması mecburidir. 

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunluluğunun söz konusu olabilmesi için kira sözleşmesinin bir taşınırın veya taşınmazın kiralanmasına ilişkin olması önemli değildir. Taşınırların kiralanmasına ilişkin sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu olduğu gibi, taşınmazların kiralanmasına ilişkin sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. 

b. İstisna

Öncelikle, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya kira uyuşmazlığının çözümüyle ilgili olarak tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (HUAK m. 18/A-18) Kira sözleşmesinde tahkim şartı varsa veya kira uyuşmazlığının çözümü konusunda tahkim sözleşmesi yapılmışsa arabulucuya başvurmadan tahkim davası açılabilir. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olması hâlinde de arabulucuya başvuru yapılması zorunlu değildir. 

Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi için başlatılacak icra takiplerinde icra takibi başlatmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunluluğu bulunmamaktadır. İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra mahkemelerinde açılacak itirazın kaldırılması davalarında da arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu değildir. Ancak, icra takibine itiraz hâlinde sulh hukuk mahkemelerinde itirazın iptali davası açılacaksa dava açmadan önce arabulucuya başvuru yapılmış olması zorunludur. 

B. Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Süresi

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk süresi kanunla sınırlandırılmıştır. Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk ancak kanunda öngörülen süreler (kira arabuluculuk süresi) içerisinde yapılabilir, en geç bu sürelerin sonunda zorunlu arabuluculuk sürecinin sonlandırılması gerekmektedir. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (HUAK m. 18/A-9)

Görüldüğü üzere, kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk süresi zorunlu hâllerle birlikte toplam dört hafta ile sınırlandırılmış olup kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk sürecinin bu süre zarfında sonuçlandırılmış olması gerekmektedir. Ancak, burada bahsedilen dört haftalık süre kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk düzenlemesi için geçerlidir. Kira uyuşmazlıklarında isteğe bağlı arabuluculukta ise, süre sınırlaması bulunmamaktadır.  

C. Arabuluculuğun Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelere Etkisi

Arabuluculuya başvuru yapılması, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere olumsuz bir etki yapmaz. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (HUAK m. 18/A-15) Başka bir deyişle, arabuluculuk bürosuna başvurulmasıyla süreler durur, ancak daha önce işlemiş olan süreler geçerliliğini korur. Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten sonra süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder. 

D. Arabuluculuk Son Tutanağının Dava Dilekçesine Eklenmesi Zorunluluğu

Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilir. Bu tutanak son tutanak olarak adlandırılmaktadır. 

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk düzenlemesinde davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. (HUAK m. 18/A-2)

Bu düzenlemenin, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmış ve arabuluculuk süresi tamamlanmış ancak dava açılırken son tutanağın mahkemeye sunulmadığı işler için geçerli olduğunun altını çizmek gerekir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmış işlerde ise, arabulucuya başvuru yapılması için süre vermeksizin, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m. 18/A-2, son cümle)

E. Arabulucuya Başvurulmadan Dava Açılmış Olması

Kira davalarında zorunlu arabuluculuğun uygulanmakta olduğu kira davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmamış, başka bir deyişle kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın doğrudan doğruya dava açılmışsa, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m. 18/A-2, son cümle)

F. Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk Düzenlenmesinde Yetkili Arabuluculuk Bürosu

Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk düzenlemesinde başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (HUAK m. 18/A-4)

Arabulucu, görevlendirmeyi yapan arabuluculuk bürosunun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere arabuluculuk bürosuna teslim eder. Mahkeme harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili arabuluculuk bürosunu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı arabuluculuk bürosuna iade eder. Mahkeme kararı arabuluculuk bürosu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. (HUAK m. 18/A-8)

Yetki itirazının reddi durumunda, aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve yukarıda zikredilen üç artı bir haftalık kirada arabuluculuk süresi yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili arabuluculuk bürosuna başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz arabuluculuk bürosuna başvurma tarihi yetkili arabuluculuk bürosuna başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili arabuluculuk bürosu, arabulucu görevlendirir. (HUAK m. 18/A-8)

G. Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk Düzenlemesinde Arabulucu Nasıl Belirlenir?

Arabulucunun belirlenmesi arabuluculuk bürosu tarafından yapılır. Arabuluculuk bürosu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden bir arabulucuyu görevlendirir. Ancak, tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (HUAK m. 18/A-5)

H. Arabuluculuk Faaliyetinin Sona Ermesi

Kira davalarında arabuluculuk düzenlemesinde arabulucu, taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (HUAK m. 18/A-10)

I. Taraflardan Birinin Geçerli Bir Mazeret Göstermeksizin İlk Toplantıya Katılmaması

Arabulucu, elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Arabulucu, avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (HUAK m. 18/A-7)

Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir.

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculukta taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilmekte ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmaktaydı. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemekteydi. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılmaktaydı. (HUAK m. 18/A-11)

Yukarıda belirtilen düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve E. 2023/160, K. 2024/77 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal kararı yürürlüğe girmeden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından söz konusu hüküm, 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle değiştirilmiştir. 

J. Arabuluculuk Ücreti: Kira Arabuluculuk Ücreti

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, kira arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde ödenir. (HUAK m. 18/A-12)

Arabuluculuk sürecinin sonunda anlaşma sağlanması hâlinde, kira tespiti ve tahliye talepli uyuşmazlıklarda ücret; tahliye talepli uyuşmazlıklarda bir yıllık kira bedeli tutarının yarısı, kira tespiti uyuşmazlıklarında ise tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre belirlenir. Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, anlaşma bedeline bakılmaksızın arabuluculuk ücreti 6.000,00 TL’den az olamaz. 

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı, Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise, iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. (HUAK m. 18/A-13)

K. Arabuluculuk Bürosu Tarafından Yapılması Gereken Zaruri Giderler

Arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (HUAK m. 18/A-14)

L. İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Hakkındaki Süreler

Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 397. maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (HUAK m. 18/A-16)

M. Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuktan Sonra Dava Açma Süresi

Kira uyuşmazlıklarında, arabuluculuktan sonra özel bir dava açma süresi bulunmamaktadır. Ancak, kira davaları için kanunlarda öngörülmüş süreler bulunmaktadır. Örneğin, ihtiyaç sebebiyle tahliye davalarının, kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılması gerekmektedir. Bu durumda, arabuluculuk sürecinde geçen süreler indirilmek suretiyle, tahliye davasının kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılması zorunludur. 

Kira uyuşmazlıklarında, arabuluculuktan sonra dava açma süresi, ilgili davanın türüne göre farklılık gösterebilir ve bu sürelerin doğru hesaplanması büyük önem taşır. Bu nedenle, konuyla ilgili olarak hukuki danışmanlık hizmeti alınmasını tavsiye etmekteyiz. 

4. Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik Şerhi

A. Arabuluculuk Anlaşma Belgesi

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, bu anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir, anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. (HUAK m. 18/1) Tarafların bu anlaşmaya uymaları zorunludur. 

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. (HUAK m. 18/5) 

B. İcra Edilebilirlik Şerhi

Taraflar, arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. (HUAK m. 18/2) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. (HUAK m. 18/4) 

İcra edilebilirlik şerhi alınan veya icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek olmayan anlaşma belgeleri İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların icrası hükümlerine göre icra edilebilir. Kira uyuşmazlıkları kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunludur. (HUAK m. 18/B-3) Kira uyuşmazlıklarında taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi için dahi icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. 

C. İcra Edilebilirlik Şerhi Verilmesi Konusunda Yetkili Mahkeme

Kira uyuşmazlıkları kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. (HUAK m. 18/B-3)

D. İcra Edilebilirlik Şerhi Verilmesinde Mahkemece Yapılacak İnceleme

İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Bu incelemenin kapsamı, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. (HUAK m. 18/3)

5. Türk Hukukunda Diğer Zorunlu Arabuluculuk Düzenlemeleri

A. İş Davalarında Arabuluculuk

Arabuluculuk aslen isteğe bağlı bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Ancak, Türk hukukunda ilk olarak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren 3. maddesi ile bazı iş hukuku uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu hâle getirilmiştir. 

Anılan hüküm uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

B. Ticari Davalarda Arabuluculuk

Ticari davalarda arabuluculuk, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile Türk hukukuna dâhil edilmiştir. Anılan hükmün ilk fıkrasına göre, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

C. Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe 73/A-1 maddesine göre, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

D. Taşınır ve Taşınmazların Paylaştırılmasına ve Ortaklığın Giderilmesine İlişkin Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 18/B maddesinin birinci fıkrasının b bendi ile taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

E. Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 18/B maddesinin birinci fıkrasının c bendine göre, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 

F. Komşuluk Hakkından Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 18/B maddesinin birinci fıkrasının ç bendine göre, komşuluk hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu zorunluluğu uyulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

Bizimle iletişime geçebilirsiniz